Tekirdağ Manşet Gazetesi

“YAŞANAN USULSÜZLÜK VE HAK GASPLARINA MÜDAHALE ETMEYENLER DE SUÇUN ORTAĞIDIR”

Türk Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamuran Varma, sınavla idareci atanmasıyla ilgili açıklama yaptı.
Varma, açıklamasında yazılı sınava ehliyete dayalı bir yönetici atama talebimizden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Ehliyet ve liyakat yoksunları nedeniyle okullarımızda huzur kalmadığını iddia eden Varma şunları kaydetti; “Çalışanların birbirine, MEB’e, okul müdürlerine, ilçe milli eğitim müdürlerine güvenemez hale geldiğini iddia eden Varma, “İşin ehline verilmesi ve güvenin yeniden tesis edilmesi gereklidir. Bunun sorumlusu elbette eğitim çalışanları değil, MEB’i 16 yıldır yönetenlerdir. Yönetici atama hususu, eğitimde ilk düğmedir. İlk düğmeyi yanlış iliklediğinizde yanlışlıklar silsilesi birbirini izler. Tek sıfatı yandaş olanlarla eğitimin geldiği noktaya hepimiz tanıklık ediyoruz. Beklentimiz, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nde yer alan ‘Okul müdürleri merkezi yazılı sınav ve diğer nesnel ölçütlerle atanır’ ifadesinin gereğinin yapılmasıdır. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Tüm eğitim yönetimini dışarıdan müdahalelere kapalı hale getireceğiz’ demiştir. Bu da çok önemli bir taahhüttür. Cumhurbaşkanı bunu eğitimi yönetenlere söylemiştir. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk ve MEB bürokrasisi, Cumhurbaşkanı’nın bu talimatını yerine getirmelidir”
MEB’in bir yönetici takvimi yayınlandığını, kamuoyundaki tepkiler üzerine üç gün sonra bunu geri çektiğini bildiren Varma, “Bu takvim süregelen gayri ahlaki durumun devamını sağlayan bir süreci başlatmıştı. Neyse ki MEB yanlıştan döndü” dedi.
2014 yılında mülakat komisyonlarının marifetiyle binlerce eğitim yöneticisinin görevden alındığını, yandaşların iş başına getirildiğini hatırlatan Varma, “Mülakat komisyonlarında haksızlıklar yapıldı, torpilli listeler elden ele dolaştı, hatta Silivri’deki torpil listesini şubemiz noterden onaylattkı, komisyonlar çatır çatır kul hakkı yedi. Elbette bu yaşanan kepazeliği kamuoyuna ifşa ettik ve şunu söyledik: Tüm bu haksızlıklara, ahlaksızlıklara müdahale etmeyenler de bu suçun ortağıdır! Yüce dinimizde kul hakkının önemi büyüktür. Yüce Allah, ‘Ne yaparsan yap tövbe et ama sadece bana kul hakkı ile gelme’ diye buyurur. Peki buna rağmen yandaşlar bu cüreti nereden buluyor? İktidarın bunu sorgulaması lazım. Allah bunları ıslah etsin! Türk Eğitim-Sen olarak yazılı sınava, ehliyete, liyakate dayalı yönetici atama talebimizden vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
MEB’in Nisan ayında yönetici atama sınavı yapacağını söyleyen Varma, Türk Eğitim-Sen üyelerinin bu sınava girmesini istiyorum. Üyelerimiz, ‘Biz yıllardır sınavlara giriyoruz, yüksek puan alıyoruz ama mülakatta eleniyoruz’ diyerek, sınava girmek istemeyebilir. Oysa Türkiye yeni bir döneme giriyor. İklim değişikliği yaşanmaya başlandı. Türk Eğitim-Sen olarak bugünümüz dünden daha iyi. Emin olun yarınımız bugünden çok daha az dezavantajlı olacak. Bu nedenle üyelerimizin Nisan ayında yapılacak yönetici atama sınavlarına girmesini istiyoruz. Okullarımızı beceriksiz yöneticilerden ancak biz kurtarırız” dedi.
MEB’de Görevde Yükselme Sınavı’nın yapıldığını, mülakatların da devam ettiğini kaydeden Varma, “Güvenlik soruşturması temiz olan adaylara, yazılı sınava mütenasip mülakat puanı verileceğini ifade etti. Bu konunun da yakın takipçisi olacağız” dedi.
Seçimlerden önce 20 bin değil, 40 bin atama yapılmalıdır.
Öğretmen atamaları ile ilgili sendikamızın yaptığı eyleme, twitter çalışmalarına, konuyu gündemde tutmasına değinen Varma, tüm bu girişimlerin ardından yerel seçimler öncesinde 20 bin atama yapılacağı duyuruldu. Elbette bu atama sayısı yeterli değildir ancak bir adımdır. Sendikamızın talebi 20 bin atama sayısının 40 bine çıkarılmasıdır. Ağustos ayında da 60 bin daha olmak üzere 2019 yılında 100 bin atama yapılması gerekmektedir. Çünkü ülkemizde 400 bine yakın atama bekleyen öğretmen vardır. Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre 64 ilde ücretli öğretmen sayısı 76 bin 605’tir. Norm kadro açığımız 100 binin üzerindedir. Durum böyle olunca 2019 yılında 100 bin atama yapılması elzemdir.”
Ülkemizde ekonomik kriz olduğuna dikkat çeken Varma, “Devletimiz ekonomik krizi aşmak için kamuda tasarruf tedbirleri uyguluyor. Bunu anlıyoruz ancak eğitimde tasarruf yapılamayacağının da altını çiziyoruz. En güzel binaları yapsanız, en son teknoloji ile donatsanız bile öğretmeniniz yoksa yapılan yatırımların hiçbir anlamı yoktur” diye konuşu.
Değerler eğitimini MEB’in kendi öğretmenleri vermelidir. MEB öğretmenlerine güvenmelidir!
Değerler Eğitimi ile ilgili önemli açıklamalar yapan Varma, “Daha önceki Milli Eğitim Bakanları tarafından birtakım sivil toplum kuruluşları ile protokoller imzalandı. Bu protokollere binaen okullarda ne idiğü belirsiz kişiler cirit atıyor. Türk Eğitim-Sen olarak MEB’in değerler eğitimi konusunda kaygılı ve gayretkeş olmasını destekliyoruz, olumlu buluyoruz ancak şu çağrıyı yapıyoruz: Değerler eğitimini MEB’in kendi öğretmenleri vermelidir. MEB, öğretmenlerine güvenmelidir! Öğretmenlerimiz bu eğitimi verecek donanımda, kalitede ve istektedir. Üstelik MEB, kendisine illa bir partner arıyorsa, Türk Eğitim-Sen’e gelmelidir. Türk Eğitim-Sen’in her bir üyesi vatanına, devletine sadakatle bağlıdır.
Ne okullarımız ne de çocuklarımız hiç kimsenin tarlası değildir. Bu ülke 15 Temmuz felaketini yaşadı. Ülkemizi bu felakete götüren nedenlerin başında kamusal alanın bir gruba mensubiyet üzerinden tanzim edilmesi geliyordu. Dolayısıyla yaşananlardan ders çıkarmalıyız. Türkiye bir 15 Temmuz felaketini daha göğüsleyemez!”
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi 21-24 Şubat 2019 tarihleri arasında “Türkiye’de Kadın Sorunları, Beklentileri ve Çözüm Arayışları” konulu bir Çalıştay düzenlediğini söyleyen Varma çalıştay başlıklarını şöyle sıraladı;
Türkiye’de Kadın İstihdamı ve Çalışma Hayatında Kadın, Sendikal, Siyasal ve Kamusal Alanda Kadın,
Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Kalıplaşmış Değer Yargıları,
Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi,
Türkiye’de Kadın Eğitimi,
Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesindeki Yükümlülükler.
Varma, sözlerine sivil toplum örgütlerindeki yönetim kademelerinde kadınların daha az yer almasını eleştirdi.
Eğitim hizmet kolunda kadın çalışanlar ile erkek çalışanların sayısının yarı yarıya olduğunu, hatta bazı branşlar itibari ile kadın çalışanların oranının yüzde 60 civarına yükseldiğini bildiren Varma, buna rağmen kadınların sendikaların yönetiminde temsil oranının düşük olduğunu söyledi.
Türk Eğitim Sen’in yüzde 43 bin 88’i kadınlardan oluşmaktadır ama yönetici kadrolarına bakıldığı zaman şube yönetim kurulu üyeleri arasında kadınların oranı düşüktür. İlçelerimiz de durum aynıdır. Türkiye’de birçok sivil toplum örgütünün sorunudur. Bu geleneksel alışkanlıklarımızdan kaynaklanabilir. Çünkü kadınlar sadece çalışan değildir, kadınların sosyal hayatta da görevleri fazladır. Ancak, sendikaların ne yapıp edip bu sorunu aşması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşlarının yönetiminde kadın sayısının az olmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi talebin artmamasıdır” dedi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ