Tekirdağ Manşet Gazetesi

YAKIN TARİH SİNEMASI

Bu hafta ki köşe yazımda, ülkemizin yakın tarihine ışık tuttuğuna inandığım Türk filmlerinden bir liste hazırladım. Siyasi olayları yoğun olan bir ülkede yaşamanın topluma yansımalarını ele alan bu filmlere, aslında şu günlerde yaşadıklarımız da kesinlikle dahil edilmeli. Tüm okuyucularımıza keyifli seyirler diliyorum.
• Hoşçakal Yarın (1998)
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hikayesi. 1968-1972 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de öğrenci ve işçi hareketleri alabildiğince yoğundur. Askeri cunta yönetime el koyuyor. Aranmakta olan öğrenciler yakalanıyor ve haklarında idam talebiyle mahkeme başlıyor. Savunma avukatları, gençlerin idam talebini gerektirecek bir suçlarının olmadığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor, ama askeri mahkeme idamda ısrarlı olduğunu belirtiyor. Yargılamalar sonunda üç gence idam cezası çıkıyor. Artık idam için geriye sayım başlıyor. Dışarıda idamların durdurulması için ülke genelinde kampanyalar başlıyor, ama içeride üç genç de sonucun değişmeyeceğini biliyorlar. Onlar ailelerine son mektuplarını yazmaya başlıyorlar.
Y: Reis Çelik
O: Tuncel Kurtiz, Bülent Çolak, Berhan Şimşek
• Eylül Fırtınası (2000)
Bir askeri darbe ile hesaplaşma filmidir Eylül Fırtınası. 12 Eylül darbesi yeni patlak vermiştir. Beş yaşındaki Metin ise, bir umutla kendi kendine türküler söyleyerek kaybolan annesini beyhude beklemektedir. Metin’in annesi Ayten ise bir devrimci dava bahanesi ile polisler tarafından tutuklanmıştır. Metin, annesiz kaldığı için hapishanedeki annesinin yanına götürülür. Annesi her ne kadar durumu ona yansıtmamaya çabalıyor olsa da, Metin her şeyi anlamıştır. Artık annesinin özgürlüğü çok uzaklardadır.
Y: Atıf Yılmaz
O: Tarık Akan, Zara, Kutay Özcan
• Sonbahar (2008)
Sonbahar, Türkiye’nin karanlık zamanlarından biri olan “Hayata Dönüş Operasyonları” sonrasında cezaevinden salınan Yusuf adlı melankolik gencin yaşama dair mücadelesinden bir kesitin hikayesi. Yusuf, 12 yıl kaldığı cezaevinden birkaç ay ömrü kaldığı için salınır. Çamlıhemşin-Fırtına Vadisi’ndeki köyüne, yaşlı annesinin yanına döner. Köyün bozulan ekonomisi yüzünden sadece yaşlıların kaldığı köyde, zamanını arkadaşı Mikhail ile yaşayamadıkları gençliklerini düşünerek ve akoru bozulan tulumunu onararak geçirir. Çoğu zaman hapishanedeki yaşamının alışkanlığıyla kendini eve kapatır ve iç hesaplaşmasını yaşar. Bir gün, ilçedeki bir meyhaneye Mikhail’in zoruyla gider ve Gürcü konsomatris kız Elka’ya aşık olur. Yakın olan ölümünü içinde saklarken, aşkından ayrılacağının acısı da acısına katılır.
Y: Özcan Alper
O: Onur Saylak, Megi Kobaladze, Raife Yenigül
• İki Dil Bir Bavul (2008)
İki Dil Bir Bavul üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır. Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.
Y: Orhan Eskiköy, Özgür Doğan
O: Emre Aydın
• Otobüs Yolcuları (1961)
27 Mayıs darbesinden sonra ortaya çıkan ‘Güvenevler Dosyası”yla ilgili inşaat yolsuzluğunu ve günumüzdeki ‘arazi mafyası’nın başlangıç yıllarını gözler önüne seren toplumsal gerçekçi bir deneme. Aydın bir belediye otobüsü şoförü olan Kemal(Ayhan Işık), yolcularından üniversite öğrencisi(Türkan Şoray) ilgilenir. Kızın babası, site yapmak vaatleriyle fakir mahalle halkını sömüren bir üçkağıtçıdır. Kemal, ezilen sınıfta birlikte olup ezenlere, özellikle de sevdiği kızın babasına tavır alır.
Y: Ertem Göreç
O: Türkan Şoray, Ayhan Işık
• Duvar (1983)
Konusunu gerçek yaşanmışlıklardan alan Duvar, 1970’li yılların sonunda Ankara Kapalı Cezaevi’nde başlayan bir isyanı konu alır. Hapishanenin tüm ağır ve kirli işlerini yapan, en kötü hücrelerinde kalan çocuklar koğuşundan çıkar isyan. Dördüncü koğuşun çocukları terk edilmiştirler, hırsızdırlar, katildirler. Ama asıl en başta kadersizdirler. Bu bahtsızlar hücresinde, diriliğini yitirmeyen tek şey umut kırıntılarıdır. Bir gün daha iyi bir hapishanenin parmaklıkları ardına kaçabilmektir.
Y: Yılmaz Güney
O: Tuncel Kurtiz, Tuncer Necmioğlu, Ayşe Emel Mesçi, Malik Berrichi, Nicholas Hossein
• Uçurtmayı Vurmasınlar (1989)
Annesinin hapis cezası yüzünden hapishanede büyümek zorunda kalan Barış, bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Siyasi mahkumlardan biri olan İnci ile arasındaki yakınlık diğer bütün mahkumlarla olandan çok daha farklıdır.
Küçük Barış ile İnci arasında gelişen bu sevgi dolu dostluk, hapishane duvarlarını bile delen koskoca bir dünya yaratmalarını sağlayacaktır.
Y: Tunç Başaran
O: Ozan Bilen, Nur Sürer
• Yol (1982)
Sıkı yönetim döneminin en iç acıtıcı dönemlerindeyiz… İmralı Cezaevi’nde yatan beş mahkum, kendilerine verilen bir izin sayesinde bir haftalığına köylerine dönebileceklerdir. Ancak yol uzundur, yol tehlikelidir, yol can alır. Dışarıdaki dünya içeridekinden hiç farklı değildir. Zulüm her yerdedir, bu topraklarda insan olmak hiç kolay değildir.
Y: Yılmaz Güney, Şerif Gören
O: Tarık Akan, Şerif Sezer, Halil Ergün

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.