Tekirdağ Manşet Gazetesi

TÜRK SİNEMASINDA KADIN YÖNETMEN FİLMLERİ

Akın Şenel

Akın Şenel

1984 Tekirdağ’da doğdu. İlkokul ve ortaokul ve lise öğrenimini burada tamamladı. 2003 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema bölümünü kazandı ve üniversiteden 2010 yılında mezun oldu. Ulusal Kanal, Trakyatürk, Habertrak, Pusula gibi tv ve gazetelerin çeşitli departmanlarında görev aldıktan sonra, bir süre Tekirdağspor Kulübü’nün sosyal medya ve basın biriminde görev aldı. Şuanda özel bir firmanın ürün fotoğrafçılığı görevini yürütüyor.

Yeşim USTAOĞLU / ARAF
18 yaşındaki Zehra köyünde ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Vardiya arkadaşı Olgun ile birlikte bir benzin istasyonunda çalışmaktadırlar. Bu ikiliyi Olgun’un Zehra’ya olan aşkı dışında Tv izleyerek geçirdikleri hayatlarında, orada gördükleri dünyalara olan özentileri ve bu yaşantıların içine girmek için kurdukları hayaller ve çaba birbirine bağlamaktadır. Bir gün benzin istasyonuna gelen 38 yaşındaki Mahur ile Zehra arasında başlayan aşk ile tüm dengeler alt üst olur…
Yakın döneminin önemli kadın yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp, yönettiği son filmi olan yapımın başrollerini Neslihan Atagül, Barış Hacıhan ve Özcan Deniz paylaşıyor.
Pelin ESMER / GÖZETLEME KULESİ
Nihat ıssız bir ormanın tepesinde bir yangın gözetleme kulesine bekçi olarak sığınmıştır. Seher ise Tosya’da otoyol kenarında küçük bir otogara kendisini zor atmıştır. Başkalarından kaçarken birbirlerine denk gelen bu iki insan suçluluk duygularına karşı, kendi kendilerine verdikleri savaşı birlikte sürdürmek zorunda kalırlar.
Pelin Esmer’in kaleminden ve yine kendi yönetmenliğinde beyazperdeye aktarılan filmin başrollerini Olgun Şimşek ve Nilay Erdönmez paylaşıyor.
Vuslat SARAÇOĞLU / BORÇ
Tufan, karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte Eskişehir’de yaşayan bir adamdır. Tufan’ın hayatını idame ettirmek için çalıştığı yer ise küçük bir matbaadır. Her gün evden işe, işten eve giden bir adam olan Tufan’ın bu düzenli ve sıradan hayatı, bir gece yaşanan kriz sonucunda değişiverir. Ailenin yan dairede yalnız yaşayan komşuları Huriye aniden fenalaşır. Huriye’ye bakan doktor, Huriye’nin bir süreliğine bakılması gerektiğini, yoksa risk faktörlerinin mevcut olduğunu söyler. Fakat ona bakabilecek kimse yoktur. Tufan Huriye’yi ortada bırakmayı göze alamaz ve iyileşene kadar ona evinde bakmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan’ın “iyilik” hali önemli sınavlardan geçecektir…
37. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kazanan Vuslat Saraçoğlu imzalı Borç filminde Serdar Orçin, İpek Türktan Kaynak, Rüçhan Çalışkur, Ozan Çelik, Beyti Engin, Feridun Koç, Öykü Sevinç ve Ülkü Aybala Sunat rol alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini Meryem Yavuz, sanat yönetmenliğini Osman Özcan üstlenirken, kurgusunda ise Naim Kanat imzası bulunuyor.
Deniz Gamze ERGÜVEN / MUSTANG
İnebolu’da geçen bir hikâyeyi ele alan Mustang, beş kız kardeşin özgürlükleri için verdikleri mücadeleye odaklanıyor. Lale ve kardeşleri oynadıkları bir oyunun çevreleri tarafından beklenmedik bir skandala dönüştürülmesi sonucu adeta ev hapsine mahkûm olurlar. Bu durum öyle bir noktaya sürüklenir ki evde evlilik planları dahi yapılmaya başlanır. Ancak beş kardeş üzerlerinde kurulan bu baskıları yenip özgürlüklerine kavuşmak için yeni yollar arayacaktır.
Tomris GİRİTOĞLU / SALKIM HANIM’IN TANELERİ
Gayrimüslimlere 1940’lı yıllarda ağır bir vergi mükellefiyeti getirildi. Gayrimüslimler bu yüksek orandaki vergiyi ödeyemeyince tüm mal varlıklarını yitirdiler. Hala borcu kalanlar ise borçlarını ödeme karşılığında Aşkale’ye sürgüne gönderildiler.

Filmde olay akışı gayrimüslimlere Varlık Vergisi’nin konmasının az evvelinde başlıyor. Durmuş (Zafer Algöz) ve karısı Nimet (Derya Alabora) Niğde’den İstanbul’a “tutunmaya” göç ediyorlar. Durmuş’un hemşehrisi Bekir (Güven Kıraç), İstanbul’un varlıklı beyefendilerinden olan Halit Bey’in (Kamuran Usluer) yanında çalışmaktadır. Durmuş, Bekir’i bulur, ondan yardım ister ve böylece Bekir’in de yardımıyla bir iş sahibi olur. Ancak bu durum hırslı ve paragöz Durmuş için yeterli değildir. Halit Bey’in karısı Nora (Hülya Avşar), kocasına bir çocuk vere memenin ezikliğiyle akıl sağlığını yitirmiştir.

Halit Bey’in konağının en üst katında yaşamaktadır. Halit Bey ise cilveli ve gözü yükseklerde olan Nefise (Zuhal Olcay) ile bir ilişkiye başlamıştır. Durmuş’un konağa gelişi, Varlık Vergisi’nin gündeme gelişi ve sürgünlerin başlaması filmin tüm kahramanlarını olumsuz yönde etkileyecektir.
Çiğdem VİTRİNEL / FAKAT MÜZEYYEN DERİN BİR TUTKU
ilk kitabını yazmaya çalışan ‘yazar’ Arif, zamanının önemli bir kısmını kitabı üzerine kafa yorarak geçirir. Ona göre hayat başta kadınlar ve ilişkiler olmak üzere pek çok çözümsüz soruyu içermektedir. İlişkiler konusunda bir türlü dikişi tutturamayan Arif her daim kafasını kurcalayan bu soruların peşindedir. Fakat beklemediği bir anda Müzeyyen’in ortaya çıkmasıyla, o güne dek bildiği ya da öğrenmeye çalıştığı her şey bir anda tersyüz olur. Zira Müzeyyen’in cazibesine kapılmamak elinde değildir ve kendini bu ilişkinin akışına bırakır. Yönetmenliğini Çiğdem Vitrinel’in üstlendiği filmin senaryosu ise Vitrinel ile birlikte Ceyda Aşar’a ait. Filmin başrollerini Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları paylaşırken, kadroda kendilerine Harun Tekin, Hare Sürel, Derya Alabora, Ege Aydan, Kerem Atabeyoğlu, Erdinç Gülener ve Barış Yalçın eşlik ediyor.
Işıl ÖZGENTÜRK / SENİ SEVİYORUM ROSE
Hiçbir şey öğrenemeden ve öğretemeden yaşayan bir kadının, İstanbul’ un tarihsel büyütecinde, yaşamının düşler ve gerçek hayat arasında gel-gitleri konu ediliyor.
Deniz AKÇAY / KÖKSÜZ
Babasının ani ölümüyle dünyası başına yıkılan Feride, kimsesiz kalan ailesinde baba rolünü üstlenmek zorundadır. Genç kadın artık çaresiz annesi ve iki kardeşini kollamak durumundadır. Zamanla üstlendiği bu rol üzerine iyice yapışır ve gerçek anlamda bir ev reisi vazifesi yürütmeye başlar. Ancak bu durum bir süre sonra aile fertlerinin her birini tarifi zor bir drama sürükler. Anne Nurcan, çaresizce kızı Feride’yi kaybettiği kocası yerine koymaya, kardeşi İlker ise sorumluluğun Feride’ye verilmesinden iyice rahatsız olup ailesinden uzaklaşmaya başlar. Diğer yandan ise en küçükleri Özge’nin yalnızlıkla mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir. Feride’nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.
İlksen BAŞARIR / BAŞKA DİLDE AŞK
Onur’un tüm yaşamı, beraber spor yaptığı arkadaşlarından birinin doğum günü partisinde beklenmedik bir dönüşüme uğrayacaktır. Beraberce kürek takımında yer aldığı arkadaşı Vedat’ın doğum günü partisinde Zeynep’le tanışır ve hayatı değişir. Kalabalık ve gürültülü bir barda hiç konuşmadan geçen gecenin sonunda Zeynep, Onur’un işitme engelli olduğunu fark eder. Ama bu alışılmadık durum Zeynep’i Onur’dan soğutmaz. İşiyle, ailesiyle sorunlar yaşayan Zeynep, yaşadığı çevreyi sorgularken birazda bilmediği bir dünyanın meraklıyla unuttuğu ceketini bahane ederek Onur’u ziyaret etmeye karar verir. Babasının annesini bir başka kadınla aldattığını öğrendikten sonra bu durumu içine sindiremeyip evini terk eden Zeynep, birçok iş değiştirdikten sonra çağrı merkezinde çalışmaya başlar. Ancak çağrı merkezleri çok ağır çalışma koşullarına sahiptir ve karşılığında kazandığı az paradan çok mutsuzdur. Bütün gün telefonda tanımadığı insanlarla konuşmak zorunda kalan Zeynep konuşmadan anlaşabildiği Onur’la huzur bulacağına kani olur.
Aslı ÖZGE / KÖPRÜDEKİLER
Fikret, kelle koltukta zorlu hayat koşullarını sürdüren bir garibandır. Boğaziçi Köprüsü’nün sıkışık trafiğinde kaçak olarak gül satmaktadır. Aynı zamanda kendine düzgün bir iş de aramaktadır. Umut, her gün Boğaziçi Köprüsü’nü defalarca geçerek ömür tüketen, yollarda yaşayan bir taksi-dolmuş şoförüdür. Yeni evlidir ve karısı Cemile’nin aklı bir karış havadadır, dizilerde gördüğü hayatlardan etkilenmiştir. Umut karısını memnun etmek için daha güzel bir eve taşınmaya karar verir. Murat ise Boğaziçi Köprüsü’ne yeni transfer olmuş, kendi halinde bir trafik polisidir. Binlerce arabanın içerisinde kendisini yalnız hissetmektedir, her gece internetten kendine kız arkadaş arayarak yalnızlığına derman olabilecek bir yoldaş bulmaya çabalamaktadır. İstanbul’un varoşlarında oturup, her sabah iş için şehrin merkezine gelen bu üç adam hiç farkına varmadan her gün karşılaşırken, hayalleri de kesişmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ŞEYH GALİB - 17 Ekim 2019
İBN-İ HALDUN -2- - 25 Eylül 2019
İBN-İ HALDUN -1- - 17 Eylül 2019
İBN RÜŞD (1126-1198) - 10 Eylül 2019
BERBERİLER - 3 Eylül 2019
LOKUM VE HACI BEKİR EFENDİ - 17 Ağustos 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ