Tekirdağ Manşet Gazetesi

TOPLUM SÖZLEŞMESİ: İKTİDAR

Akın Şenel

Akın Şenel

1984 Tekirdağ’da doğdu. İlkokul ve ortaokul ve lise öğrenimini burada tamamladı. 2003 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema bölümünü kazandı ve üniversiteden 2010 yılında mezun oldu. Ulusal Kanal, Trakyatürk, Habertrak, Pusula gibi tv ve gazetelerin çeşitli departmanlarında görev aldıktan sonra, bir süre Tekirdağspor Kulübü’nün sosyal medya ve basın biriminde görev aldı. Şuanda özel bir firmanın ürün fotoğrafçılığı görevini yürütüyor.

Halk, kollektif yapıyı oluşturmak amacıyla iktidarla birlikte bir toplum sözleşmesi oluşturmuştur. Bu sözleşmelerin kaynağı ise yasalardır. Mülkleşme sonrası ortaya çıkan ben merkezci yapının ana faktörü güvensizlik üzerine kuruludur. Güvensizlik, şüpheyi yaratmıştır. Bu şüphe çatışmanın ana kaynağıdır. Bunun önüne geçmek amacıyla gücün bir iktidara devredilmesi ise sorun üzerine yeni bir sorun ortaya çıkarmıştır. İktidar bu konuda ne kadar hakkaniyetli davranabilecek ve hangi talepleri halk adına karşılayacak?
Jean Jocques Rousseau yaptığı açıklamada şunu söyler. “Bir kalabalığa boyun eğdirmekle bir toplumu yönetmek arasında her zaman büyük bir fark olacaktır. Sayısı ne olursa olsun, dağınık yaşayan insanların birbiri ardınca tek bir kişiye boyun eğdikleri zaman, ben burada bir baş ve halkını değil bir efendi ve kölelerini görüyorum, yani bir bakıma bir birleşme değil bir yığındır bu”
Her iktidar gerçekleştirdiği eylemleri halk adına yaptığını ileri sürmekte ve yasaları halkın çıkarına bağlamaktadır. Oysa iktidarlar halkın ortak çıkarlarından çok, belli bir kesimin çıkarlarına hizmet etmektedir. Çünkü halk hiç bir zaman iktidarı belirleyen güç olamamıştır. Ve halk hiç bir zaman tek bir mekanizmayı yansıtmamaktadır. Halk tek bir stabil yapıya sahip değildir. Kendi içinde de farklı görüşleri, çıkarları, çatışmaları barındırır. Mülkiyetçi iktidar, bu noktada halkın içerisinde ki hangi grubun çıkarına hizmet edeceğini seçmelidir. Halk adına yapılan hiç bir eylem salt olarak halkın ortak çıkarına uygun değildir. Çünkü ortak kollektif yapıya sahip halktan söz edemeyiz. İktidarcı halklar, efendinin köleleridir. Buna karşı çıkış ötekileşmeyi yaratmış ve şiddetin kaynağına yeni bir sorun eklemiştir.
Toplumsal sözleşme adı verdiğimiz iktidar yaratma macerası ideal olanı sunmuştur. İdeal olanın diğer noktası ise gerçek olandır. İdeali sunan mülkiyetçi iktidar; gerçek olan kapsayıcı halkın ideallerini besleyememiş; var olan güvensizliğin, şiddetin, şüphenin ve çıkarın kaynağını kurutamamıştır. Bunun sebebi; özel mülkiyetin, yani malın, bir bireye ait olma hakkının önüne geçememiş olmasıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ŞEYH GALİB - 17 Ekim 2019
İBN-İ HALDUN -2- - 25 Eylül 2019
İBN-İ HALDUN -1- - 17 Eylül 2019
İBN RÜŞD (1126-1198) - 10 Eylül 2019
BERBERİLER - 3 Eylül 2019
LOKUM VE HACI BEKİR EFENDİ - 17 Ağustos 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ