Tekirdağ Manşet Gazetesi

Memurlar ve Emeklilerden Zam Talebi

Tekirdağ’da memurlar ve emekliler, Kamu-Sen başkanlığında, Defterdarlık önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi.

Memur ve emekliler adına konuşan Kamu-Sen İl Başkanı Kamuran Varma, son ekonomik gelişmeler ve ek zam talebi ile ilgili düşüncelerini dile getirdi.

Aldıkları maaşların enflasyonun altında kaldığını belirten Varma, memur ve emeklilerin yoksulluk sınırında yaşadığını söyledi.

Zamlardaki artışların ekonomik gerçekleri yansıtmadığını vurgulayan Başkan Varma, konuşmasının devamında, “Son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler, memur ve emeklilerimizi ekonomik sıkıntıya sokmuştur, Geçen seneden bu güne dolardaki artış %81, altındaki artış %82’dir. Geçen sene bugünlerde 4 kişilik ailenin aylık zorunlu harcaması 7.770 lira idi bugün 9642 lira; artış %24’tür. Bir sene içinde ortalama memur maaşı 567 dolardan 365 dolara gerilemiş olup bu noktada erime % 35,6’dir. Geçen sene memur maaşıyla 6,2 çeyrek altın alınabilirken bugün ancak 3,9 çeyrek altın alınabiliyor. Erime 7. Enflasyon resmi rakamlara göre bile: %21,31 ama memur maaşına yapılan zam enflasyon farkı da dâhil %16,4, Erime %4,91. Neresinden tutsak elimizde kalıyor; neresinden baksak maaşlar kuşa dönmüş durumda. Son 10 yıldır memur ve emekli maaşları enflasyonun bile altında kalıyor ve sürekli eriyor. Bu durum küresel salgınla birlikte sürdürülemez bir hal almıştır. Memurlarımız ve emeklilerimiz, yoksulluk sınırının altında, en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumdadır. Toplu sözleşme görüşmeleri de etkisiz sendikalar ve malum konfederasyon yüzünden yaralara çare üretmekten uzak kalmaktadır. Daha 3 ay öce, önümüzdeki yıl için %5+7 gibi komik bir rakama davul zurnayla imza atanlar, bugün yüzleri bile kızarmadan toplu sözleşmenin yenilenmesinden söz ediyor. Biz, o zaman da söyledik; “Bu artışlar ekonomik gerçeklerle bağdaşmıyor. Seyyanen zam içermeyen, refah payı getirmeyen bir zam, en iyi ihtimalle sıfır zamdır. Gelin bu metne imza atmayın.” diye çağında bulunduk. O zaman, memurun ve emeklinin idam fermanını imzalayanlar, şimdi çıkmış timsah gözyaşı döküyorlar. Biz bunları tanırız, biliriz elbet… Bakın yalnızca 1 yıl içinde memurun ve emeklinin zorunlu giderlere karşı alım gücü aylık tam 1.087 lira eridi. Bu erime memurun alacak hanesinde dururken, 5-40’lara dayanan gerçek enflasyon karşısında memura ve emekli, %5+7 zam ile 2022 yılını tamamlayamaz. Aylık enflasyon rakamları resmi olarak bile %3-4’lere dayanmışken, verilecek %5 artış bir aylık enflasyonu bile karşılamıyor. Zaten ocak ayında alınacak %5 zam, mart ayı itibarı ile vergi dilimindeki artışa gidecektir. Yani bu şartlar altında 2022’de memur ve emekliye gerçek anlamda hiç zam yapılmayacak, maaşlar mum gibi erimeye devam edecektir.

ALGI OPERASYONLARI YAPIYORLAR

Hal böyle olunca memur ve emeklilerimizin alım gücü yıldan yıla azalmakta, aile bütçesindeki açık her gün biraz daha büyümektedir. Enflasyon farkı da alım gücünde bir telafi içermiyor, aksine geç kalmış bir mahsuplaşma ile memur maaşlarına reel anlamda sıfır zam yapıldığının tescili olmaktan öteye gitmiyor. Ama her ne hikmetse kamuoyunda sanki memurların bir eli yağda bir baldaymış gibi afaki maaş rakamları dolaşmaktadır. Efendim sağlıkçılara zam, öğretmenlere zam yalanları almış başını gitmektedir. Bilinçli olduğunu düşündüğümüz algı operasyonları ile çalışanlar birbirine düşürülmeye çalışılmaktadır. Biz bu gerçekleri görüyoruz. Bu gerçekler öylesine aşikar ki; dün yüzde 30-35 zam aldık diyen yetkili sendika başkanı bile, bugün gerçeği itiraf ederek bu algının yanlış olduğunu belirtmek zorunda kalıyor. Hal bu ki kamuoyundaki rakamlarla memurlarımızın eline geçen rakamlar arasında dağlar kadar fark vardır.
SUYA YAZILAN VAATLERLE KARIN DOYMUYOR
Doları, Avroyu, altını artık takip edemiyoruz. Raflardaki ürün fiyatları sürekli artıyor. Durum böyleyken memurlarımız göstermelik zamlardan bıkmış durumdadır. Maaş artışı, alım gücünü yükseltmiyorsa, buna zam denemez. Verdiğiniz zam, enflasyonun altındaysa buna zam denemez. Biz alım gücünü yükseltecek, ekonomideki büyümeden çalışana ve emekliye pay verecek gerçek bir zam istiyoruz. Herkes vergide adaletin sağlanmasını bekliyor. Memurlarımız 3600 ek gösterge bekliyor. Emekli yüzünün gülmesini bekliyor. Yardımcı hizmetliler genel idari hizmetler sınıfına geçmeyi bekliyor. Yoksulluk sınırının üzerinde bir maaş talep ediyor. Sözleşmeliler kadro bekliyor ama enflasyon beklemiyor. Meseleleri halının altına süpürünce sorunlar çözülmüş olmuyor. Suya yazılan vaatlerle karın doymuyor. Cep delik, cepken delik, boş tencere kaynamıyor.
Toplu sözleşmenin nasıl bir facia olduğunu şimdi herkes yaşayarak anladı. Biz o gün toplu sözleşmeyi kabul etmedik; bu günlerin geleceği gün gibi aşikardı. Daha 3 ay sonrasını bile görmekten aciz olanlar yetkili olunca, bu hezimet de kaçınılmaz oluyor.
Bugüne kadar kamu görevlilerinin yaşadığı sorunların temelinde maaş artışlarının hedeflenen enflasyona göre belirlenmesi gelmektedir. Hayallere göre zam verip gerçekleri görmezden gelmenin bedelini kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz ödememelidir. Hükümet, ivedilikle memur ve emekli maaş zamlarını gözden geçirmek zorundadır. Enflasyon, büyüme, refah payı, harcamalar ve geçmiş dönemde yaşanan kayıpların telafisi gibi etkenler mutlaka değerlendirilmelidir. %5+7’nin artık hedef enflasyonla da alakası kalmamıştır. Bu nedenle 2022 için bütün maaş artışlarının gözden geçirilmesi gerekmektedir.
-Gerçek enflasyon rakamlarının dikkate alındığı, harcamalardaki artışı karşılayacak kabul edilebilir bir oransal artış;
-Geçmiş dönemlerde yaşanan kayıpların telafisi için ek zam;
-Reel gelir artışı sağlanabilmesi için maaşlara refah payı eklenmesi şart olmuştur.
MEMURLARIMIZI ENFLASYONA EZDİRMEYECEĞİZ

Biz, hakkımız olmayan hiçbir konuyu ve meblağı talep etmiyoruz. Hakkımızdan aşağısına da rıza gösterecek değiliz. Yıllardan beri “Hakkınız ödenmez” diyerek alkışlanıyoruz; şimdi ise hakkımızın ödenmesini istiyoruz. Biz artık sırtımızın sıvazlanmasını değil, cüzdanımıza insanca yaşamaya yetecek kadar para konulmasını istiyoruz.
Sayın Bakanın “Memurlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözünün gerçekleşmesini bekliyoruz. Ağustos ayında imzalanan toplu sözleşmenin daha başlamadan geçersiz kaldığı gün gibi aşikârdır. Sayın Bakan da Hükümet yetkilileri de bu gerçeği kabul etmiştir. Öyleyse gelin çok geç olmadan memurun ve emeklinin bütçesindeki bu yangını ek zam ve refah payı uygulaması ile söndürün. Ek zam ile zararları karşılayın. Refah payı ile gerçek anlamda zam yapın, alım gücümüzü yükseltin. Biz, reel kayıplarımızın karşılanmasını ve ekonomik büyümeden bir çalışan olarak hak ettiğimiz payı istiyoruz. Biz, Türk milletinin daha güzel bir Türkiye’de, yaşanabilir bir ücretle, refah içinde yaşamasını istiyoruz. Ek zam da refah payı da kamu çalışanlarının analarının ak sütü kadar helal; hakkıdır. Milyonlarca kamu çalışanı, emekli ve aile bireyleri, zaten imzalandığı anda dahi ekonomik geçerliliği olmayan toplu sözleşmenin revize edilmesini beklemektedir. İğneden ipliğe her şeye zamlar yağmur gibi yağarken 25 milyon vatandaşımız, maaşına gerçek bir zam beklemektedir. Ekonomik olarak zor günler geçiren milyonların umutlarını boşa çıkarmaya hiç kimse cüret etmesin ve derhal ek zam ve refah payı uygulamasını hayata geçirsin diyor, hepinize saygılar sunuyoruz.” İfadelerini kullandı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.