Tekirdağ Manşet Gazetesi

GÖÇ ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ

Namık Kemal Üniversitesi’nde Rumeli-Tekirdağ göç Çalıştayı düzenlendi.

Tekirdağ’da, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) ve Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği’nce, ‘Rumeli-Tekirdağ Göç’ çalıştayı düzenlendi.
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İlker, Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla 19’uncu yüz yıldan
itibaren yüz binlerce insanın Rumeli’yi terk ederek anavatana sığındığını söyledi.

NKÜ Rektörlük Konferans salonundaki çalıştaya Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Süleymanpaşa Belediye
Başkanı Cüneyt Yüksel, akademisyenler, protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Çalıştayda açılış konuşmasını Tekirdağ Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Başkanı Hüseyin Bayol yaptı. “Tarihin her döneminde insanlar
bireysel, gruplar veya kitleler halinde dünyanın muhtelif noktalarına göç etmişlerdir” ifadelerini kullanan Bayol, konuşmasında; “Tekirdağ
Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneğimizin kurulduğu 2014 yılından itibaren düzenli çalışmalarımızla, Tekirdağ’ımızın bütün
dinamiklerini, bütün kesimlerini taraf olmadan bir araya getirme gayreti ile tüm faaliyetlerimizi, etkinliklerimizi
gerçekleştirmekteyiz. Bu etkinliklerde yine aynı şekilde yol almaya, tarafsız, bilimsel, etik düşüncelerimizle devam etmek istiyoruz. Bu
programın hazırlığında da Tekirdağ’ımızın tüm kesimlerini bir araya getirerek valiliğimizin başkanlığında Büyükşehir Belediyemiz,
Süleymanpaşa Belediyemiz ve üniversitemiz akademisyenlerinin bir araya geldiği toplantı gerçekleştirerek göç konusunu gündeme getirdik. Ortak
karar aldık. Bu konudaki hassasiyeti çok iyi biliyoruz. Tekirdağ’ımız, Trakyamız muhacir göçmenlerin evladı fatihanların Balkan Rumeli
Türklerinin yoğun olarak yerleştiği mübadele ile yerleştirildikleri bir il ve bölgedir. Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Süleymanpaşa Belediyemiz ve Namık
Kemal Üniversitemiz ile birçok konferans, panel, anma programları, şehitlerimize mevlütler okuttuk. Sempozyumlar düzenledik. İlimizde
yapılan birçok programa da katkı sağladık. Sempozyumlar serisinde “100. Yılında Balkanlar,” “Çanakkale Yaşanmış Hikayeler” ve “Tekirdağ
Şehir ve Kültür” Sempozyumlarının bir, iki ve üçünde de yaptığımız çalışmalar ile ilimizi tanıma ve tanıtma, kültürel mirasını koruma
bilincinin oluşmasını, Tekirdağ şehir kültürünü toplumumuza kazandırmak amacıyla yaptığımız “Tekirdağ Şehir ve Kültür” Sempozyum
kitaplarımız da yayımlanmış olup, anlatılan değerli bilgiler de kalıcı hale getirilmiş oldu. Böylece tüm insanlığın istifadesine sunmuş
olduğumuz bilgiler ve eserlerimizde eksiklikler olmuş olsa da dünya var oldukça kütüphanelerdeki yerlerini koruyacaklardır. Bu çalışmalarımızın ardından da 2019 yılı programımızda “Rumeli -Tekirdağ Göç” konulu çalıştayımızda değerli akademisyenlerimiz Tekirdağ’a gelen ve giden göçleri ve bunun neticelerini
anlatacaklardır. Bu konu da kitap olacak ve kütüphanelerdeki yerini alacaktır. Yine de Tekirdağ’ımızın tanıtımı için bu anlatılanların da
yeterli olmadığını biliyoruz. İncelenmesi gereken, bu çalıştayda da fark edemediğimiz yönleri de ortaya çıkarabilmek için çalıştay veya
sempozyum çalışmalarımızı farklı tarihi ve kültürel zenginliklerini, doğal varlıklarını, çevre çekiciliklerini, zengin mutfağını ve kökü
asırlar öncesine dayanan el sanatlarıyla kültür ve doğa turizmi yönünden üstün özellik taşıyan tarihi, kültürel ve sosyal konularla
her yıl devam ettirmek istiyoruz. 2020 Yılı ilimiz ile ilgili çok özel bir konu yine Sayın Valiliğimiz başkanlığında yapacağımız istişare toplantısı ile belirlenecektir. Göç, insanlık tarihinin başlangıcından beri var olan bir gerçektir. Dolayısıyla göç meselesi sadece şehrimizi veya ülkemizi değil, tüm
dünyayı ilgilendiren bir konudur. Tekirdağ’a yapılan ilk göçlerin M.Ö. 4000-2000 yıllarına kadar gitmekte olduğu görülmektedir. Orta Asya ve
Güney Rusya çevresinden bazı kavimler Tekirdağ’a gelerek yerleşmişler ve zaman içinde Trak ismini almışlardır. Yine 4 – 9. asırlar arasında
Türklerin orta Asya’dan özellikle batıya doğru kitlesel olarak göç ederek, gittikleri yerlerde siyasi ve sosyal yaşamın gidişatına yön
vermişlerdir. Cumhuriyet döneminin en önemli göç dalgalarından biri Bulgaristan’da yaşayan Türklerin Tekirdağ ve Türkiye’nin muhtelif
yerlerine göçleri olmuştur. Tarihin her döneminde insanlar bireysel, gruplar veya kitleler halinde dünyanın muhtelif noktalarına göç etmişlerdir. Gittikleri yerlerde
farklı topluluklara ve milletlere karışmışlar veya kaynaşmışlardır. Göç 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise dünyanın en önemli
sorunlarından birisi haline gelmiştir. Elbette hiçbir insan veya topluluk sebepsiz olarak bir yerden başka bir yere göç etmeyecektir.
Göç etmelerine sebep olan önemli faktörler mevcuttur. Göç meselesi yalnızca şehrimizin meselesi olmadığı gibi ülkemizin de değil, bütün
dünyanın meselesidir” ifadelerini kullandı.

Çalıştayda konuşan Vali Aziz Yıldırım, Balkan Savaşları’ndan bahsederek, “Balkan Şavaşları ve sonrasında yaşanan süreçler, 1989
yılında yaşanan göç hareketi, pek çok trajediye sebep olmuştur. Bu yaşananları unutmamalı, unutturmamalıyız. Tarihi tekerrürden ibarettir
diyorlar, ‘Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi’ der Mehmet Akif Ersoy. Tarih şuuru olmayan milletler, yaşadıkları olaylardan ders
almazsa, bu da o milletler için yeni felaketlere, yeni musibetlere neden olur. Geçmişimizi bilmeden geleceğe emin adımlarla
ilerleyemeyiz. Bu düşünceden yola çıkılarak yapılan bu çalıştayın tarih bilincini aşılama açısından faydalı olacağını umuyor, bu
çalıştay sonucunda hazırlanacak olan kitap, Tekirdağ’ın tarihine ışık olacak, bu konuda çalışma yapmak isteyenlere önemli bir kaynak
olacaktır” dedi.

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin de çok güzel bir çalıştaya ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Göç her aile her insan için farklı
anıları olan bir husus. Bu vesileyle bizler de bu konuda bir şeyler yapmak istedik. Bu çalıştaya katılanlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İnşallah bugün Tekirdağ’da güzel bir çalıştay gerçekleştirilecek. Bazı tarihsel gerçekler bir kez daha ortaya çıkacak” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK ACILAR BALKAN SAVAŞLARI’NDA YAŞANMIŞTIR’

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İlker Alp de, Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla 19’ncu yüz
yıldan itibaren yüz binlerce insanın Rumeli’yi terk ederek anavatana sığındığını ifade etti. Alp, tarihte bazı dönemlerde soykırım ve
göçlerin yaygın olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “1821-1826 yılları arasında Yunan isyanı sırasında 400 bin Türk’ü Yunanlılar
katletmişlerdi. Aynı zamanda bütün Türk eserlerini yok etmişlerdi. 93 harbinde de aynı hadiseler yaşanmıştı. 93 harbi yıllarında 350 bin
Türk katledilirken 1 milyondan fazla insan yurdundan olmuştur. Yine Balkan Savaşları’na geldiğimiz zaman tam anlamıyla bir soykırım
yaşanmıştır. Türk tarihindeki en büyük acılar bu süreçte gerçekleşmiştir. Batı kaynaklarına göre sadece Türklerden 632 bin
sivil katledilmiştir. 440 bin kişi zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Doğu Trakya’da 300 bin kişi vahşice öldürülmüş.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ