Tekirdağ Manşet Gazetesi

DEVLETİMİZİN KURUCUSU BAŞÖĞRETMENİMİZ ATATÜRK’Ü ŞÜKRAN, MİNNET VE RAHMETLE ANIYORUZ

Türk Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamuran Varma’ nın, 10 Kasım dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.
Öyle bir lider ki, cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olsa dahi milletimizi ayağa kaldırarak, bu topraklara can vermiş,
Öyle bir lider ki, Türk milli mücadelesini başarıyla, akılla, ferasetle, doğru stratejiyle yöneterek ‘en yıkılmaz’ denilen ordulara diz çöktürmüş,
Öyle bir lider ki, ilke ve inkılaplarıyla yol gösterici olmuş, savaşın ardından ülkemizi ekonomiden, sağlığa, eğitimden, bilime, kültür sanata, hukuktan, sosyal hayata kadar birçok alanda kalkındırma hamleleriyle çağdaş dünyaya taşımış.
Türk milletinin bağımsızlığına adanmış bir ömür, bu kısa ömürde bizlere bıraktığı emsalsiz bir vatan.
Minnettarız…
Atatürk öncü ve çok yönlü bir liderdi. Eşsiz bir komutan olmasının yanı sıra güçlü bir devlet adamı, çok değerli bir hatip ve aynı zamanda inkılapçı özelliği ile diğer liderlerden çok farklıydı. Haysiyetli duruşu, milli menfaatler üzerinden izlediği siyaset, Türk milletinin şahsiyetini yükseltmek için yaptıkları O’nu emsalsiz kılmaktadır. Milli devlet kurmanın topraklarımızın bütünlüğünü sağlamada en etkili yöntem olduğunu çok iyi bilerek tüm askeri ve siyasi hamlelerini buna göre planladı.
Atatürk için vazgeçilmezdi bağımsızlık, topraklarımızın bir ve bütün olması, hiçbir devlet hegemonyası altında ezilmemek. Çünkü özgürlük ve bağımsızlık karakteriydi. Üstelik O’nun bu düsturu, ölümünün üzerinden geçen 83 yılda dahi hala sömürülen, ayaklarına pranga takılan, zulmün karanlık dehlizlerine gömülen, içten ve dıştan kuşatılmış toplumlara, milletlere ilham oluyor.
Atatürk ülke meseleleri ile uğraşırken eğitim ayağına da ayrı bir ağırlık verdi. Çünkü gerçek kurtuluşun eğitimle olacağına inanıyor; bir milletin irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesinin ancak irfan ordusuna bağlı olduğunu düşünüyordu. Eğitim ile ilgili sayısız yeniliğe imza attı. Milli mücadelenin en buhranlı günlerinde Maarif Kongresini düzenledi, kongrede konuşma yaparak, notlar aldı. Maarif Teşkilatı hakkında kanun çıkararak, eğitim sistemi düzenlendi. 1 Kasım 1928 yılında Harf İnkılabıyla müthiş bir dönüşüm başlattı. Okuma-yazma kolaylaşırken, Millet Mekteplerinin kurulmasının ardından halka okuma-yazma öğretilmesi hız kazandı, tüm yurt sathında eğitim seferberliği başlatıldı. Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını kabul etmesi de çok değerli ve motive ediciydi. Öte yandan eğitim ile ilgili hamleler bunlarla sınırlı değildi elbette. Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun çıkarılması, kız ve erkek çocuklarının eşit eğitim hakkına kavuşmasının sağlanması, Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun çıkarılması, Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu’nun kurulması da eğitime büyük katkılar sağladı.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti demektir, Cumhuriyeti taşıyan, gelecek kuşaklara aktaran, ebediyen silinmeyecek çelikleşmiş irade demektir.
Atatürk, hürriyet, istiklal, demokrasi, halk egemenliği, inkılapçılık, muasır değerler, birleştirici ve bütünleştirici milli kimlik demektir.
Atatürk, kurucu değerlerimiz demektir.
Tarihin her döneminde Atatürk ismini tartışmaya açan, Atatürk’e sataşan, O’nun adını lekelemeye, yaptıklarını küçümseyerek halkı manipüle etmeye gayret gösteren mahfiller olmuştur. Bu ayaktakımının yıllar içinde kimlikleri değişse de rolleri değişmemektedir. Hatta öyle acıdır ki, bazı yapılar Cumhuriyet Bayramı’nı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken dahi Atatürk’ün adını ağzına almamaktadır.

Soruyoruz:
Cumhuriyet, cumhuriyetin kurucusu Atatürk ’süz anılabilir mi?
Atatürk’ün Samsuna çıktığı tarih olan 19 Mayıs’ı nasıl Atatürk’ten bağımsız düşünebilir, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı Atatürk’ün adını anmadan kutlayabilirsiniz?
Başkomutanlık Meydan Savaşı’yla gelen zafer, Başkomutan Mustafa Kemal’in adı olmadan zafer olabilir mi?
10 Kasım; mukaddes bir devlet kuran Atatürk’ü, rahmetle ve minnetle anmadan es geçilebilir mi?
Türk milletinin aklıyla dalga geçmeye yeltenen bu arazlı anlayış sahipleri şunu bilsin ki; Atatürk’ün mümtaz kişiliğine, aziz hatırasına saldırarak aslında Anadolu’daki Türk varlığına saldırıyorsunuz. Devletimizin kurucusuna yönelik alerjilerinizi yanınıza alın da bu toprakları terk edin! Çünkü sizler bir devlet kurmanın ne olduğundan bihaber, millet bilinciyle hareket etmekten yoksun, bayrağımıza saygısı olmayan bir güruhsunuz.
Atamıza özlemimiz her geçen gün artarak büyüyor, O’nu anlıyor ve hissediyoruz. İlke ve inkılapları yolumuzu aydınlatmaya, pusulamız olmaya devam edecek. Mukaddeslerine düşkün, ecdadı ve tarihini baş tacı yapan şerefli Türk milleti de şanlı mücadele ruhunu geleceğe şevkle, azimle, ümitle taşıyacaktır.
Bu vesileyle; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlanışının 83. yıl dönümünde rahmetle, Fatihalarla anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Minnet ve özlemle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.